Sunday, August 28, 2011

Bir Ramazan Daha Geçti

Bir ramazan daha geldi geçti, bugün son defa kalkıcaz sahura ama keşşke bitmesin diyorum içimden çünkü bu ramazan havasını maneviyatını gerçekten çok seviyorum. İstanbul'da hele daha da güzel oluyor ramazan havası. Allah'a şükür ki bizlere de bu ramazanı gösterdi. bu ramazanda dikkatimi çeken olaylardan birisi şu idi iftar geç olduğundan millet sahura kadar dışarlarda takılabiliyordu kahveler, cafeler, marketler sahura kadar açıktı ortalık cıvıl cıvıldı parklarda insanlar gecelere kadar muhabbet ediyorlardı ben de öyle yapıyodum ama şu sahuru bigün dışarda yapamdım ona yanarım...Ramazanı bitirip bayramı huzurlu mutlu bi şekilde geçiririz inşallah...Görüşmek üzere...

Friday, August 26, 2011

Baklava

Benim için Baklava denince akan sular durur gerçekten baklavaya bayılırım özellikle Güllüoğlunun baklavalarını tercih ederim ama gecen sene Gaziantep'te bi arkadaşıma misafirliğe gitmiştim orada yediğim baklavada çok güzeldi. Baklava yapma işi aslında basit bişey değildir bazı baklava ustaları bu iş için ömrünü veriyo neredeyse otuz kırk sene bu işle uğraşıp usta olan insanlar var, onun o yufkası, tereyağı, fındığı fıstığı heğsi özenle bir işçilik sonucunda ortaya çıkıyor. Ben de diğer birçok kişi gibi fıstıklı olanı tercih ederim genelde tabi fazla kaçırmamak lazım herşey kararında güzeldir...Görüşmek dileğiyle...

Yemek Yapma Merakı

Yemek yapmaya küçüklüğümden beri merakım vardı aslında küçükken annem mutfakta bişler hazırladığında bende hep araya girerdim öğrenmeye çalışırdım bu merakım üniversite yıllarımda kendi evime çıkınca kendi yemeğimi yaparken işime gerçekten çok yaradı şuan evde olsam kendi kendime aşşağı yukarı istediğim her yemeği yapabilirim ama bazen insan uğraşmak istemiyor tabi...Bir de yemeği yaparken sağlığımıza da dikkat etmeliyiz bunu için bazı hazır şeyler yerine daha organik şeyler kullanmayı tercih ederim sağlık herşeyden öte çünkü, zaten insan bunun bilincinde olduğu sürece dikkat edicektir kendine... Görüşmek üzere...

Google+ Hakkında Her Şey

Google+
Google+, belki de Google yetkililerinin bile beklemediği kadar büyük bir gürültü kopararak son on güne damgasını vurdu. Biz internet kullanıcılarını yavaş yavaş, arada bir araladığı kapısından içeri alan sosyal ağın akıbeti ileriki zamanlarda ne olacak bilinmez ama, Google+ önümüzdeki günlerde de sosyal medyanın en önemli olayı olmaya devam edecek...
Google+’ın yoğun ilgi görmesinin başlıca sebeplerinden birisi sunuluş şekli. Google, sosyal ağı başlangıçta deneme amaçlı, sınırlı sayıda insana ulaştırmayı uygun gördü ve bunu yaparken de davetiye sistemini kullandı. Böylece ileriki zamanlarda on (belki yüz) milyonlarca kişinin üye olacağı bir sosyal ağ, bir anda seçkin üyelerin davetiyeleriyle girilebilen bir toplulukmuş gibi ilgi gördü. Üye olmak isteyenler, hali hazırdaki üyelerden davetiye rica ettiler (hala da etmeye devam ediyorlar). Google+, diğer popüler sosyal ağların aksine ‘efor sarfedilerek’, rica minnet dahil olunan bir sosyal ağ olarak tarihe geçti. En azından şimdilik.
Peki Google+ nasıl bir yapıya sahip? En büyük rakibi Facebook’tan ve diğer sosyal ağlardan farkı ne? Standart mülakat sorusuyla sorarsak: Bu kadar çok sosyal ağ varken neden Google+’ı tercih edelim?
Yazarlarımızdan Onur Şendere’nin ‘Tüm Yönleriyle Google+ Projesi’ başlıklı yazıda bahsettiği üzere Google+’ın -şimdilik- 6 dikkat çekici özelliği var. Bunlar Circles (Çevreler), Sparks (Konular), Hangouts (Videoyla Sohbet Odaları), Instant Upload (Anında Yükleme), Huddle (Grup Sohbeti) ve Steam (Yayın Akışı).
Circles, Google+’ın en işlevsel ve öne çıkan özelliği. Üyelere, listelerindeki kişileri sosyal hayatlarındaki konumlarına göre gruplama kolaylığını bu özellik veriyor. Aile, arkadaş gibi başlıkların yanı sıra kendimiz de tabii ki istediğimiz isimde başlıklar açabiliyor ve çevremizi şekillendirebiliyoruz. Facebook’ta epey karmaşık olan ve emek isteyen (ve bu kadar efektik olmayan) bu özellik Google+’ta epey basit.
Sparks, sosyal medyanın gündemi takip etme alışkanlıklarını ve haber alma davranışlarını nasıl değiştirdiği üzerine kurulmuş bir özellik. İlgilendiğiniz konudaki içerikler Sparks sayesinde bir tıkla toplu bir şekilde karşınıza çıkıyor.
Hangouts, sosyal ağ tecrübesine görüntülü konuşmayı ekliyor. Kullanıcılar herhangi bir programı açmaya gerek duymadan Google+’ta vakit geçirirken arkadaşlarıyla hızlıca görüntülü olarak konuşmaya başlayabiliyorlar. Facebook da Google+’a cevap vermek adına geçtiğimiz hafta görüntülü konuşma özelliğini duyurdu.
Instant Upload, sosyal ağların en işlek özelliklerinden olan fotoğraf yüklemeyi kolaylaştırmak adına geliştirilmiş. Özellikle mobil kullanıcılar düşünülerek hazırlanan uygulama sayesinde fotoğraflar çok kolay ve hızlı bir şekilde Google+’a yüklenebiliyor.
Steam, bütün sosyal ağların omurgasını oluşturan güncellemelerin (Facebook’taki adı Haber Akışı, Twitter’daki Zaman Akışı) Google+’taki adı. Circles’ta ayrılmış gruplara göre güncelleme yapabildiğimiz ve bu grupların güncellemelerine ayrı ayrı bakabildiğimiz bir özelliğe sahip.

Google+ ve Facebook

Bir sosyal ağ piyasaya çıkıyorsa ve bu sosyal ağ Google imzasını taşıyorsa elbette ki rakip olarak karşısında Facebook’u alıyor demektir. Google+ dedikoduları yayılmaya başladıktan ve site görücüye çıktıktan sonra herkesin aynı anda konuşmaya başladığı da bu oldu. Genel kanı (henüz çok erken olsa da) Google+’ın Facebook’un karşısına güçlü bir rakip olarak çıkacağı, kimbilir belki de pabucunu dama atacağı, tahtına oturacağı yönünde.
Bu kanının başlıca sebebi Google+’ın yenilikçi yapısı ve Facebook’un açıklarını çok iyi kapatıyor olarak görülmesi. Google+’ın yaratıcıları bu konuda derslerine çok iyi çalışmış gözüküyorlar. Yukarıda bahsettiğimiz özelliklerin her biri diğer sosyal ağlarda olup da beğenilen, olması arzu edilen özellikler olarak göze çarpıyor. Sadece temel yapısıyla karşılaştığımız Google+ diğer sosyal ağların üyelerini cezbediyor.
Google+’ın Facebook’un tahtını sallandırmasının/sallandıracak olmasının sebeplerinden birisi de Facebook’un popülaritesini kaybediyor olması. Her sistemin eninde sonunda ulaşacağı bir doyum noktası olduğunu, Roma İmparatorluğu’nun bile zamanı geldiğinde yıkıldığını düşünürsek çöküş elbette ki Facebook için çok şaşırtıcı bir son olmaz. Herkesin eninde sonunda bir gün sonunun geleceğini düşündüğü Facebook’un sonu acaba bu kadar yakın mı? Geçen sene altın dönemini yaşayan, değeri her geçen gün inanılmaz bir hızla artan ve halka arzına büyük talep olacağı düşünülen Facebook’ta işlerin gerçekten o kadar iyi gitmediğini söyleyebilir miyiz? Zira en son yayınlanan bir rapor, üye sayısındaki artışın yavaşladığı yönünde. İnsanlar yavaş yavaş Facebook’tan sıkılmaya başlamışken vehesaplarını kapatmayı düşünürken yenilikçi bir sosyal ağın piyasaya çıkması dikkatleri hızla o yöne çekiyor.
Google+’ın ortaya çıkmasıyla Facebook ile yollarının kesişmesi de uzun sürmedi. Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg Google+’ın ilk üyelerinden birisi olarak herkesi şaşırttı. Zuckerberg’in Google+ profili, Facebook profili kadar özenli bir görüntüye sahip olmasa da bir anda sosyal ağda en çok takip edilen kişi oluverdi.
Google+ ve Facebook’un yollarının kesiştiği bir başka konu ise Facebook Friend Exporter isimli Chorme eklentisi oldu. Google+’a adımını atan bütün kullanıcıların ‘Facebook’taki arkadaşlarımı listeme nasıl eklerim?’ derdine derman olan bu Chrome eklentisini Facebook, kullanım şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle yasakladı. Facebook tarafından konuyla ilgili bir açıklama gelmese de kamuoyu tarafından bu yasaklama kılıçların çekilmesi ve rekabetin kızışması olarak yorumlandı.

Gplus.to ve İlk Google+ Kampanyası

Tıpkı Facebook Friend Exporter’ın yaratıcısı Mohammed Mansour gibi Google+ ile ilgili hemen çalışmaya başlayan, bu yeni araziye adapte olmaya, ihtiyaçlara cevap vermeye çalışan hızlı girişimcilerle karşılaştık. Bu girişimlerden belki de en öne çıkanı Gplus.to internet sitesi. Sitenin sunduğu hizmet oldukça basit. Şu an için Google+’ın standart hizmeti olmayan profil adresi kısaltma işlemini sitede gerçekleştirebiliyorsunuz. Böylece kullanıcılar Google+ profillerini paylaşmak istediklerinde bu adresi kullanıyorlar.
Şu kısa zamanda Google+ üzerinden bir de kampanya gerçekleştirildi. İsrailli bir reklam ajansı Google+ davetiyelerinin gördüğü ilgiyi değerlendirdikleri küçük çaplı bir kampanya düzenlediler. Google+’ta isimlerin fotoğraflara etiketlendiğinde eğer üye değiller ise onlara davetiye gönderildiğini keşfeden firma, kendisine ait bir davetiye görseli yarattı. Böylece pH Creative isimli ajans Google+’ın tarihine sosyal ağ üzerinden ilk kampanyayı gerçekleştiren firma olarak tarihe geçti.
Davetiyelere talep bu kadar yüksek olunca bu işten kazanç sağlamak isteyen kötü niyetli fırsatçılar da türedi. Kısa sürede internet kullanıcıları e-postalarında sahte Google+ davetiyeleriyle karşılaşmaya başladılar. Bu tür sahte içerikler her zaman kolaylıkla gerçeklerinden ayrılabiliyor olsa da Google+’a üye olma fırsatını yakaladığını düşünen internet kullanıcıları bu tuzağa epey düşmüşler gözüküyor.

Google+ Oyunlar ve Mobil Uygulamalar

Facebook oyunlarının bağımlısı olanların Google+’la ilgili soracağı ilk soru herhalde oyun olup olmayacağıdır. Endgaget’in ele geçirdiği Google+ Games’a ait kodlar bu konuda yapılan çalışmaları gözler önüne seriyor. Bakalım ilk Google+ oyunu ne zaman gelecek ve bu şerefe hangi oyun firması nail olacak?
Google+’ın iPhone uygulaması da sosyal ağ kapılarını araladıktan kısa bir süre sonra App Store’a yüklendi ve Apple’dan onay beklemeye başladı. Android uygulaması de site açılır açılmaz Android Market’teki yerini almıştı.
Google, 31 Temmuz itibariyle kapalı profil kullanılmasına izin vermeyeceğini bildirdi. Kapalı profillerin belirtilen tarihte iptal edileceği, bu yeni kurala göre kullanıcıların profillerini yeniden düzenlemeleri gerektiği Google tarafından duyuruldu.

Google Türkiye Müdürü Bülent Hiçsönmez Röportajı

Google Türkiye Müdürü Bülent Hiçsönmez Hürriyet’e verdiği röportajda Google+’la ilgili açıklamalarda da bulundu. Google+’ın Facebook’a rakip olsun diye çıkartılmış bir sosyal ağ olmadığını söyleyen Hiçsönmez internetin normal hayat paylaşımlarını tam olarak karşılamadığını, Google+’ın birincil amacının normal hayattaki paylaşım algoritmasını, dinamizmini internete katabilmek, Google ürünlerini buna göre uyarlamak olduğunu söylüyor. Bülent Hiçsönmez, Google+ ile ilgili açıklamalarına şöyle devam ediyor: “Mesela gerçek hayatta iş arkadaşlarınla paylaştığın herhangi bir şeyi iş dışındaki arkadaşlarınla paylaşmıyorsun. Şu anki platformlarda böyle bir şey yok. Google Plus işte bunu getiriyor; paylaşımı belirli gruplara bölüyor. Google Plus’ta “futbol arkadaşlarım”, “spor salonundan arkadaşlarım” gibi farklı bölümler açabiliyor, bu kitlelere özel paylaşımda bulunuyorsun. İlgili duyduğun kategorilere bakıyorsun; o kategorilerden sık sık güncellenen bilgiler alıyorsun. Şu an deneme sürümünde olduğu için davetiye yoluyla kullanıcılar bu hizmeti kullanabiliyor.”

Google+’ın Maliyeti ve Şirket Sayfalarının Akıbeti

Google+’ın maliyeti de geçtiğimiz günlerde üzerine konuşulan konular arasındaydı.  Forbes’tan Bruce Upbin’in yaptığı hesaba göre Google+’ın Google’a maliyeti 585 milyon dolar. 125 milyon doları Google+ çalışanlarının bir yıllık maaşı ve hisse senedi değeri toplamı olarak hesaplayan Upbin, paranın diğer kalanının beraber çalışılan On2,Widevine ve Slide şirketlerine ödendiğini söylüyor.
Google+ ile ilgili hemen harekete geçmek isteyen şirketler için Google+ Proje Müdürü Christian Oestlien’ten bir açıklama geldi. Oestlien şirket sayfaları için acele edilmemesi gerektiğini, yıl sonuna doğru şirketler ve markalar için üzerinde çalıştıkları platformu devreye sokacaklarını bildirdi. Bu platformun Adwords gibi bir çok uygulama ve programla beraber çalışabilen, oldukça detaylı analitik bilgilerin sağlanabilineceği bir platform olacağını da sözlerine ekledi. Şu sıralar kişisel olmadığı anlaşılan profiller Google tarafından siliniyor.
Google, Google+ ile birlikte bir çok servisinde düzenlemeye gitti. Arama motorunda yapılan tasarım değişikliği,Picasa ve Blogger’ın isim değiştirmesi ve Google+’a entegre hale getirilmesi, Google Takvim’de yapılan değişiklikler şirketin bütün servislerini birbiriyle etkileşim içerisinde, entegre, toplu bir hale getirmeyi amaçladığını gösteriyor. Google’ın bu politikası internet kullanıcılarının en az Google+ kadar olumlu tepkiler alıyor. Böylece Google, sayıları gün geçtikçe artan ve hayatımızın her alanını kolaylaştırmak üzere tasarlanan servislerinin merkezine sosyal ağı Google+’ı yerleştiriyor. Önümüzdeki zamanlarda Google+’a yeni özellikler, uygulamalar geldikçe bu durum daha da net bir şekilde ortaya çıkacak. Google hesaplarımız internetteki neredeyse bütün işlemlerimiz için bir anahtar olacak (tabii ki Google’ı tercih edenler için).
Google+, sade tasarımından, yenilikçi yapısına, pazarlama stratejisine ve sosyal ağ deneyimine getirdiği köklü değişikliklerle Google’ın ustalık eseri olarak karşımıza çıkıyor. Şu ana kadar hazırlıksız yakalanmış ve üzerilerindeki ilgiden şaşırmış gibi gözüken Google+ ekibi belli ki derslerine çok iyi çalışmış ve yol haritalarını çok iyi çizmişler. Ofiste amatörce hazırlanan videolar ve bir açıp bir kapanan üyelik sistemi bunun en güzel örnekleri. Şimdilik kısıtlı sayıda kişiye, kısıtlı bir hizmet veren sosyal ağdan çoğunluk en az Facebook kadar geliştirilmiş bir hizmet, şaşırtıcı uygulamalar, eğlenceli oyunlar ve akla gelmeyen bir çok harikulade özellik bekliyor.
Uzun süredir sınıfın en yakışıklı çocuğu olan Facebook’a şimdilerde yeni bir rakip geldi. Facebook’a pek de benzemeyen bu çocuk kendini akıllıca sunarsa ve bugün arkasına aldığı rüzgarı kaybetmezse ileride çok canlar yakar. Bakalım neler olacak?

Kadir Gecesi

İşte bin aydan daha hayırlı mübarek Kadir Gecesine kavuştuk sonunda "Biz Kuran’ı Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen nereden bileceksin?Kadir Gecesi bin aydan daha değerlidir. Melekler ve ruh, o gece Rablerinin izniyle her türlü iş için iner dururlar. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir selamdır, yani esenliktir" Kadr demek kadir demek yani değer bilmek anlamına da gelir buradan anlıcağımız şey bu büyük gecenin kıymetini bilmeliyiz...
 Kadir gecesi ile ilgili bir kaç hadis...
"Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır"
"Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır"
Müminlerin annesi Hz.Aişe (r.a.) şöyle diyor : 
-Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Şöyle buyurdu: 
- Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. (Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle)
Heskesin bu bin aydan daha hayırlı geceyi hakkıyla geçirmesi dileğiyle...


Thursday, August 25, 2011

Garaj Temizliği

Yaklaşık bir haftadır eski apartmanın garajını temizliyoruz kardeşimle okadar çok çöp demir aletler çıktı ki inanamadım zaten toz toprak, pislik hiç demiyorum cunki zaten ustumuz başımız batıyodu her calıştığımızda. Eve geldiğimizde banyo yapmaktan bıktım yani o derece. Ama orayı temizlerken duyguanmadım da değil çünkü orada çocukluğumun geçtiği aletlerle doluydu onları görünce hep çocukluğum gelmiştir aklıma birde ben ilk torun olduğum için ailede bayaa bi oyuncak almışla bana küçükken. Garajı temizlerken okadar yoruluyodum ki zaten bide oruçlu oruçlu temizledik kadeşimle eve gelince yorgunluktan hemen yatıyordum ama herşeye rağmen orda anılarımı gördüm anılarım tazelendi kendimce ne güzel zamanlardı pehh....
görüşmek üzere...

Wednesday, August 24, 2011

Cep Telefonu Piyasası

Bugünler de okadar çok yeni model cep telefonu çıkıyor ki insan hangisini alıcam diye şaşırıyor. Cep telefonu alırken öncelikli hedefimiz bence ihtiyaçlarımızı karşıyayıp karşılamadığı, ama hiç şuphe yok ki şuanda en moda en şık telefon iphone 4 dogrusu bende bi iphone 4 kullanıcısı olarak gerçekten çok memnunum appstore'dan birçok uygulama indirebiliyorum ihtiyaçlarımı cok rahat karşılayabiliyor ama diğer telefon markalarından bahsedersek Blackberry Samsung HTC diğer markalardır blackberry'de bence cok hoş ve kullanışlı bir telefon Samsung ise model sayısının çokluğuyla birçok kişiye hitap edebiliyorbunlardan bahsederken Nokia'nın artık cep telefonu pazarında pazar payının düşmesinden bahsetmeden geçemicem çünki iphone Blackberry ve Samsung'un bir cok modelinin olması Nokia'nın karını ciddi şekilde azalttı...Ama şu bir gerçek ki hergeçen gün yenibir model çıkıyor teknolojiye ayak uydurmak zor...

Ferrari California


Ferrari California, çift parçalı açılır-kapanır metal tavanı, Ferrari’nin ilk orta-ön konumlu V8 motoru, 240/340 lt bagajı, 350 Euro civarındaki makul fiyatı ve hepsinden önemlisi küçük aile bireylerinin de sizinle seyahat etmesine imkân veren arka koltuklar.
Evet, tüm bunların hepsi California’da var. Her gün kullanılabilecek, makul fiyatlı bir Ferrari üretmek isteyen İtalyan’lar California ile bunu başarmışlar. California için 2 yıllık liste oluşmuş durumda, üstelik 10 şanslı Türk de bu listede.

Katlanabilir Tavanla 4 Mevsim Sürüş Keyfi
Ferrari California’nın aluminyumdan üretilen katlanabilir tavanı, 14 sn’de açılma/kapanma işlemini gerçekleştiriyor. Tavan kapalıyken 340 litre bagaj hacmi sunan 2+2 oturma düzenine sahip California, tavanı açıldığında da 240 litre bagaj hacmi sunabiliyor. Arka koltukların hemen gerisinde yer alan takla barları ise olası riskli durumlarda 190 milisaniyenin altında açılarak sürücü ve yolculara maksimum korunma ağlıyor.
Ferrari Tarihinin İlk Orta-Ön Konumlu V8 Modeli
Köklü İtalyan markanın tarihinde yer alan tüm modeller içinde ön-orta konumlu V8 motora sahip ilk model olarak ön plana çıkan Ferrari California, 4.3 litre hacimli güç ünitesiyle de farkını ortaya koymayı başarıyor. Litre başına 107 HP güç üreten 460 HP’lik motora sahip Ferrari California, 485 Nm’lik tork değerinin de etkisiyle 0-100 km/s hızlanmasını 4 sn’nin altında tamamlayabiliyor. 7 ileri vitesli şanzıman, F1 araçlarında olduğu gibi direksiyon üzerinde yer alan kumanda pedallarıyla hızlı değişim sağlarken; Ferrari California’nın etkili biçimde 310 km/s’lik maksimum hıza erişmesine de yardımcı oluyor. Euro 5 ve LEV2 standartlarına uyumlu egzoz emisyon değerleri sunabilen motora sahip yeni Ferrari modeli, 100 km’de ortalama 13.1 litre yakıta ihtiyaç duyuyor.
Mükemmel Ağırlık Dağılımı ve Sürüş Performansı
Önde çift çapraz kollu; arkada ise yeni geliştirilen çok bağlıntılı bir süspansiyon sistemine sahip Ferrari California’da ilk olarak Ferrari 599 GTB Fiorano modelinde kullanılan SCM kodlu Manyetoreolijik Süspansiyon Kontrol Sistemi’ne de isteğe bağlı olarak yer veriliyor. Önde % 47, arkada ise % 53 ağırlık dağılım oranına sahip Ferrari California’da İtalyan üreticinin F1 tecrübesini yansıtan; şanzıman, denge ve çekiş kontrol sistemlerini ve gelişmiş süspansiyon sistemini birbirine entegre eden GT Manenttino isimli sürüş destek sistemine de yer veriliyor. “Konfor”, “Spor” ve “CST-Off” modlarına sahip sistem, Ferrari California’nın sürücüsüne farklı yol şartlarına uygun sürüş desteği sağlıyor.
Mükemmel Ağırlık Dağılımı ve Sürüş Performansı
Önde çift çapraz kollu; arkada ise yeni geliştirilen çok bağlıntılı bir süspansiyon sistemine sahip Ferrari California’da ilk olarak Ferrari 599 GTB Fiorano modelinde kullanılan SCM kodlu Manyetoreolijik Süspansiyon Kontrol Sistemi’ne de isteğe bağlı olarak yer veriliyor. Önde % 47, arkada ise % 53 ağırlık dağılım oranına sahip Ferrari California’da İtalyan üreticinin F1 tecrübesini yansıtan; şanzıman, denge ve çekiş kontrol sistemlerini ve gelişmiş süspansiyon sistemini birbirine entegre eden GT Manenttino isimli sürüş destek sistemine de yer veriliyor. “Konfor”, “Spor” ve “CST-Off” modlarına sahip sistem, Ferrari California’nın sürücüsüne farklı yol şartlarına uygun sürüş desteği sağlıyor.